Yusuf demir

Yusuf demir
@Biyusuf
be different
İköğretim
Eskişehir
ERÇİŞ.VAN, 8 Ağustos
8 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yardan ayrılmaz
Ağlayı ağlayı düştüm yollara Karışayım boz bulanık sellere Adı sanı duyulmadık illere Gitmeyince gönül yardan ayrılmaz Ahım kaldı şu gelinin ahtında Deremedim güllerini vaktında Karanlık gecede kolum altında Yatmayınca gönül yardan ayrılmaz Gözüm kaldı şu kaplanın postunda Azrail de can almağın kasdında Döne döne teneşirin üstünde Yunmayınca tenim yardan ayrılmaz Hadini de Karac'oğlan hadini Aramazlar gurbet ile gideni Ak göğsün üstünde çakır dikeni Bitmeyince gönül yardan ayrılmaz...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
...🖊 Bir mum yeter de geceye, Şol gündüze kanDil-ara. Hâk olmayan düşünceye, Hâk diyecek- Hâk diyecek aDil-ara. Yaratandan- yaratandan şêr dileme, nemruda bıçak bileme, gökten kurban iner deme, gönlüne ismail ara. Aşk varken aşk nedir çile, laf-ü güzaf çile bile, yaradanın aşkı ile, zîkre susamış Dil-ara, yaradanın adı ile şükre susamış Dil-ara.
Asker
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i... Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. . Mehmet Akif ersoy ✒️ Mehmet Âkif Ersoy
Tarih
Allah’ın sevgilisi
Düşünüyorum: O'ndan evvel zaman var mıydı? Hakikatler, boşluğa bakan aynalar mıydı? Necip Fazıl Kısakürek
Sakarya Türküsü
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya; Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir; Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir. Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat; Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne, Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine; Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için. Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin? Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur, Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur. Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük? Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya! Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal. Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal, Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan; Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan. Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân; Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an! Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu; Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu? Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna; Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir? Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir! Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; Sakarya, kandillere katran döktü geceler.Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,