100 tipik Amerikalı lise öğrencisini düşünün, sonra da aynı yaşta 100 Bangladeşli genci düşünün. Hangi ülkede, tişört üretmenin firsat maliyeti daha yüksektir?
Amerikalı öğrencilere bakarsanız, Bangladeşlilerden daha fazla
firsata sahip olduklarını kabul etmek zorunda kalırsınz. Amerikalılar, tişörtte uzmanlaştıklarında, çalışanların çoğunun geçimlerini tarımla sağladıkları Bangladeş'e göre daha fazla sayıda
potansiyel doktordan, hemşireden, öğretmenden, mühendisten,
motor ustasından, itfaiyeciden, polis memurundan, yöneticiden,
makinistten ve sosyal hizmetler uzmanından ödün vereceklerdir.
Tişört üretmenin firsat maliyeti, Bangladeş'te Amerika'dakinden
çok daha düşüktür, dolayısıyla Bangladeş' in tişört üretiminde
karşılaştırmalı bir üstünlüğü vardır. ABD'nin daha verimli bir tişört
üretim kapasitesi olmasına (mutlak üstünlük) rağmen, tişört için
teknik bilgi, ilaç, rafine kimyasallar ve sermaye donanımı satması
ekonomik açıdan mantıklıdır.
"İnsanların tanımaya ayıracak zamanları yok artık. Aldıklarını hazır alıyolar dükkanlardan. Ama dost satan dükkanlar olmadığı için dostsuz kalıyorlar. Dost istiyorsan beni evcilleştir işte..."
O zaman sen de kendini yargılarsın. En gücü de budur zaten. Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok güçtür. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.
Yaşam bize bütün kitapların öğrettiğinden daha çoğunu öğretir. Çünkü yaşam, bize karşı direnir. İnsan, ancak engellerle karşılaşıp onları aşmaya çalıştıkça kendini tanıyabilir.