Öğrenciler , içlerinde çağlar boyu insanların en büyük ideallerini, başarılarını ortaya koydukları büyük edebiyat, felsefe, tarih ve bilim
eserlerini incelemelidirler. Bu ilkeye göre, geçmişin mesajı hiçbir zaman ortadan kalkmamıştır. Ögrenciler bu mesajı inceleyerek, kendi
özel ilgilerinin peşinden koşmak suretiyle bulabilecekleri şeylerden daha önemli hakikatleri öğrenebilirler; çünkü bu eserlerin ele aldıkları konular, insanlık durumuna ait konulardır. Onlar insan hakkında en büyük bir bilgiyi ve hakikati içerirler.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ait olduğumuz kültür, toplum, İslami
düşünceler ve gelenekler tarafindan biçimlendirilmiştir ve eğer çocuklarımız, İslam tarafindan biçimlenen yaşama biçimimiz, birçok deyimimiz, atasözlerimiz, hikayelerimiz, sosyal kurumlarımız, camilerimiz,
edebiyatımız, müziğimiz vb. nin meydana getirdiği bu kültürel gelenek
üzerine eğitilmezlerse içinde yaşadıkları dünyayı anlayamayacak, onunla bütünleşemeyeceklerdir. Bu onları bu dünyaya yabancılaştırma ve
bu toplumun bir üyesi olmaktan çıkarma tehlikesini doğuracaktır. Bu
anlamda dinsel eğitimi, eğitimin bir parçası olarak görmek doğrudur.
Ancak bu, bu eğitim olmaksızın da insanın başka alanlarda veya konularda eğitilebilmesi imkanını ortadan kaldırmadığı gibi, öte yandan,
çağdaş bir dünyada dinsel eğitim üzerine yapılacak gereğinden fazla bir
vurgunun, eğitilen insanın başka alanlardaki eğitimiyle çatışması veya
onu tehlikeye düşürmesi ihtimalini de göz önüne almak gerekir.
Acının varlığını Tanrı'yla bağdaşamaz görenler, Tanrı'nın insanın yaratımıyla ilgili niyetini yanlış
anlamaktadırlar. Tanrı'nın insanı yaratırken niyeti, onun içinde kolay
ve saf bir rahatlık içinde yaşayacağı bir dünya yaratmak değildi. Çünkü
böyle bir dünya değerli olmayacaktı. Tanrı'nın amacı, gerçekten özgür
kararlar verebileceğimiz bir tarzda bizi yaratmak ve böylece gerçekten
anlamlı ve değerli özgür kararlar alarak, ahlaki bakımdan heyecan verici
bir şekilde kendimizi gerçekleștirerek geliştirmemize imkan vermekti.
Bir başka tanrı savunması kötünün yine evrende var olduğu hem de hatırı sayılır miktarda olduğu, ancak göreli bir şey olduğu, parlaklığını ortaya çıkardığı bir şeye göre anlam ifade ettiğidir. Buna göre,
nasıl ki bir ressamın tablosundaki renklerin veya ışığın ortaya çıkması
için karanlık veya gölge gerekliyse, evrendeki iyinin hem ortaya çıkması hem de değerinin ve üstünlüğünün anlaşılması için kötü gereklidir.