Kitap tam olarak bunu konu alıyor bence. Hayalleriniz uğruna en fazla ne kadar ileri gidebilirsiniz, ‘en yakın’ arkadaşınızın emeğine konar, kendinizinmiş gibi sahiplenir miydiniz, tarzı bir sürü soruyu barındırıyor.
Kitap yazma, yayınevlerinin arka planında dönenler, yazarların arasındaki ilişkileri merak edenler için epey ilgi çekici bir kitap. Bu sektörle ilgilendiğim için çok beğendiğimi söylemeliyim.
Bir ‘kötü’ karakterin ağzından okuduğumuz için June’un bizi ve kendisini kandırmasına epey maruz kalıyoruz. Birçok kez Athena’dan daha çok emeği olduğunu, kurguyu en iyi haline getirdiğini söyleyerek hem bizi hem kendini kandırmaya çalıştı. Athena’ya tam olarak hangi noktada bu kadar kıskançlık besledi merak etmedim değil.
June’u okumak sancılıydı ama kendisini de okutturuyor. Yazarın yazım dilini beğendim, kurguyu işleyişi de epey heyecanlıydı bence. Kitap içine çekiyordu sizi.
Bundan sonrası spoiler içerir!
Bir noktada Athena gerçekten yaşıyor mu acaba diye düşünmedim de değil ama aslında o kovdurulan kızın olduğu belliydi. Athena’nın annesinin günlüklere bakıp bu işe girişmesini daha çok beklerdim şahsen. Sonu belirsiz bitti. June’un yaptıklarıyla yüzleşmesini göremedik. Onu görsek 10 puan verebilirdim. Yine de akıcı, okuması keyifli bir romandı.