Blancos

7/10
·560 syf.··
2026 2. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 16:59
Kitabın başlangıcı gerçekten ilgi çekiciydi ama bir noktada ana olaydan saptığını ve monotonlaştığını hissettim. Bazı noktalarda zamanlamada yanlışlıklar varmış gibi geldi. ‘Bu böyle değildi sanki’ dermiş gibi oldum okurken ama bu benim kitaba ara vermemden kaynaklı da olabilir. Alt metin iyiydi, akademide öğrencilerin çektiklerini iyi anlatıyordu. Cehennemi de akademiye benzetmelerini sevdim ama finali çok oldu bittiye geldi. Açıkçası 500 küsür sayfa okuyup asıl hedefin bu kadar çabuk geçilmesi beklentimi karşılayamadı. Daha sert, vurucu bir final bekliyordum. Alice’in olanlarla yüzleşmesi iyi işlenmişti. Gereksiz sahneler vardı bence, o sahneler kesilip finali daha uzun tutulabilirdi. Yine de okunabilir bir kitap.
KatabasisR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 2025664 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Acımasız Savaşın Son Yemini
9/10
·488 syf.··
2026 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 18:08
Kelimelerin sıcaklığını hâlâ hissediyorken hemen eleştirimi yazmak istedim. Öncelikle ilk kitaptan daha çok savaş, Tanrı kısmı vardı. Aşkın ön planda olduğu kurguları sevenler belki biraz sıkıcı bulabilir ama benim için savaş ve aşk oranı tam dozundaydı. Karakterlerin davranışları, olaylar güzel kurgulanmıştı. Iris’in veya Roman’ın nerede ne yapabileceğini kestirebiliyordunuz. Asla saçma veya karakterine ters davranmadılar. Fantastik bir kurgu bile olsa gerçekçi hissettirdi böyle olması. Yan karakterlere biraz daha değinilmesini isterdim. Alttan mesaj verildi ama devamında ne olduğunu merak ettim. (Spoiler var bundan sonra) Tanrılara geldiğimizde ise ben iki Tanrı’yı da haklı görmüyorum. Enva da benim gözümde suçlu. Bütün her şeyi birilerine yaptırmaya çalışması, diğer Tanrıları öldürmesi hiç haklı yanı yok bence. En azından gerçekten Darce’ın karşısına çıkıp yüzleşseydi ama tam bir korkaktı. Tanrıça olmasına rağmen… Kayıpların olması da savaşın bir sonucuydu ama ölümleri çok çabasız geldi. O kısımda biraz daha farklılık beklerdim. Her şeye rağmen iyi ki okumuşum dediğim bir seriydi. Rebecca Ross Sonsuz Yeminler
1000Kitap
Sonsuz YeminlerRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 2025564 okunma
Kıskançlık size en fazla ne yaptırabilir?
9/10
·303 syf.··
2025 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 19:16
Kitap tam olarak bunu konu alıyor bence. Hayalleriniz uğruna en fazla ne kadar ileri gidebilirsiniz, ‘en yakın’ arkadaşınızın emeğine konar, kendinizinmiş gibi sahiplenir miydiniz, tarzı bir sürü soruyu barındırıyor. Kitap yazma, yayınevlerinin arka planında dönenler, yazarların arasındaki ilişkileri merak edenler için epey ilgi çekici bir kitap. Bu sektörle ilgilendiğim için çok beğendiğimi söylemeliyim. Bir ‘kötü’ karakterin ağzından okuduğumuz için June’un bizi ve kendisini kandırmasına epey maruz kalıyoruz. Birçok kez Athena’dan daha çok emeği olduğunu, kurguyu en iyi haline getirdiğini söyleyerek hem bizi hem kendini kandırmaya çalıştı. Athena’ya tam olarak hangi noktada bu kadar kıskançlık besledi merak etmedim değil. June’u okumak sancılıydı ama kendisini de okutturuyor. Yazarın yazım dilini beğendim, kurguyu işleyişi de epey heyecanlıydı bence. Kitap içine çekiyordu sizi. Bundan sonrası spoiler içerir! Bir noktada Athena gerçekten yaşıyor mu acaba diye düşünmedim de değil ama aslında o kovdurulan kızın olduğu belliydi. Athena’nın annesinin günlüklere bakıp bu işe girişmesini daha çok beklerdim şahsen. Sonu belirsiz bitti. June’un yaptıklarıyla yüzleşmesini göremedik. Onu görsek 10 puan verebilirdim. Yine de akıcı, okuması keyifli bir romandı.
Edebiyat
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
Gerçekten böyle olmalı mıydı? (Spoiler içerir)
6/10
·400 syf.··
2025 2. kitabı
İlk kitabı okuduktan bir süre sonra ikinci kitabın çıkmasıyla hemen aldım ama duraksayarak okuduğum için kitabı az önce bitirebildim ve içimde büyük bir boşluk oluştu. Açıkçası Çağatay’a olan bakış açım 180 derece değişti ne yazık ki. Ondan okuduğum sayfalar yüzünden birçok kez duraksamak zorunda kaldım. O hayal gibi olan çocuk nasıl bu kadar değişebilir? İlk Ece, ilk kitapta mesaj yazmasından bile rahatsız olurken nasıl bu kadar ileri gidebilir, hiç o Ece’yi tanıyamamış mı diye düşünmeden edemedim. Kitabın başından beri ilk Ece’ye söylediği yalanlar, 2 yıl boyunca görüşmedik diye kızı manipüle edip evren evren gezdirmeler… Aşk, çok sevdiğin birini aldatmak olmamalıydı. İkinci Ece… başlarda onu okumak katlanılmaz gibi gelse de bu hikaye boyunca en üzüldüğüm ikinci kişiydi. Yalnızlığını kendim yaşamış gibi hissettim. Belki birileri yanında olsaydı, yalnız olmasaydı Çağatay’a bu kadar kanmazdı ve farklı bir sonu olabilirdi diye düşünüyorum. Tekrar Çağatay’a dönecek olursam açıkçası planını en başından anlamıştım, eğer Tolga Duran anlamasaydı büyük saçmalık olurdu. O konudan kitabı sevdim. En azından Çağatay’ın planının çok da dahice olmadığını göstermişti yazar. Birinci Ece, ya da esas Ece mi demeliyim, ise ona Çağatay konusunda epey kızgınım. Bence Çağatay’ın yaptığı şey üzerinde durulmadı, o son sahnede onları öyle görmek istemedim. İkisinin de aşkının sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. En azından Ece’nin bir süreliğine de olsa kendi başına kalmasını isterdim. Sonu çok klasik bitti, en büyük puan kırmam da bu yüzden. Çağatay’ı affetmemesi daha iyi hissettirirdi. Benim gözümde affedilmez biri şu an Çağatay. Mete ve Alaz… Açıkçası Alaz’ın sonunun bu olacağı belliydi ama Mete’ye üzüldüm. En azından sevdiği kızı görebilseydi biraz olsun sevinebilirdim. En üzüldüğüm kişi
Yıldıza Dokunmak 2: NebulaSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 2025170 okunma
Spoiler içerir
8/10
·352 syf.··
2025 1. kitabı
Öncelikle kitabı genel olarak sevdiğimi belirtmek isterim. Yine de kendi içimde bazı noktalarda emin olamadım. Çağatay okuduğum en iyi karakterlerden birisi. Sorgusuz sualsiz Ece’ye yardım etmeye çalışması, hayatından, hayallerinden feragat etmesi onun ne denli iyi biri olduğunu gösteriyor. Tabii her iyiliğin içinde bir o kadar da kötülük var. Ece’ye olan sevgisi bencilce. Koca bir evrenin yok olma ihtimali varken kaçmalarını epey bencil buldum ama böyle bir aşk yaşasam bende bencil olurdum diye düşünmeden edemedim. Ece’ye gelirsek ona kızdığım noktalar oldu. Hele ki geçmiş bölümlerin birinde Çağatay’ın hayatını tamamen değiştirecek bir karar vermesini istediğinde… Acaba Çağatay o yolu seçseydi ne olacaktı? Bunu düşünmeden edemedim. Kitabı okuyalı baya oldu, o yüzden bazı detayları hatırlamıyorum ama geçmiş bölümlerin bazıları yazılmasaydı da olurdu bence. Olay örgüsüne pek etkisi olmayan bölümler, kişiler oldu geçmiş bölümlerinde. Bazı noktalarda yazar benzer cümleleri tekrarlayıp durmuştu. Aynı anlama gelen cümleleri okumak biraz kitabı okumayı zorlaştırıyordu. Geçmiş bölümleri de aynı şekilde. Kitap güzeldi, paralel evrenler ve aşk güzel harmanlanmıştı. Yazarı tebrik eder, başarılarının devamını dilerim. Sezin Karameşe Yıldıza Dokunmak
Edebiyat
Yıldıza DokunmakSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 2024531 okunma