Bizim gibi yanılsamalı varlıklar için herhalde en önemlisi, hayatın kendime güvenmeyi gerektirmesiydi. Bu özgüven olmadan hepimiz beşikteki bebelerden farksız kalıyorduk.
Yaşarken ufacık şeyleri nasıl da büyütüyoruz, asıl önemli olanı nasıl unutuyor, bir an önce oyuna katılmazsak hayatın yanımızdan geçip gideceğini nasıl da göremiyoruz. Genellikle biz uyandığımızda iş işten geçmiş oluyor, en güzel yıllarımızın geride kaldığını görüyoruz.