Toplum dediği tam olarak neydi? İnsanın çoğulu mu? Toplum denen şey tam olarak nerede bulunuyordu? Tüm hayatımı toplumdan korkarak, onu güçlü, ürkütücü ve korkutucu bir şey olarak hayal ederek yaşamıştım. Ama Horiki konuşurken birden anladım.
“Toplum dediğin şey sen değil misin?”
Bu cümle dilimin ucuna kadar geldi ancak Horiki’yi kızdırmak istemediğim için sustum.
(Toplum bunu kabul etmez.)
(Toplum değil. Sen kabul etmezsin, değil mi?)
(Eğer böyle yapmaya devam edersen, toplum sana iyi davranmaz.)
(Toplum değil yani. Sen.)
(Toplum seni canlı canlı gömer.)
(Toplum değil. Beni gömecek olan sensin, değil mi?)
Senin için gerçekten endişeleniyorum. Artık sana bakma işini ben üstlendiğime göre, bu tür bir isteksizlik görmek hoşuma gitmiyor. Kendin için yeni bir başlangıç yapmaya kararlı olduğunu göstermenı istiyorum. Büyük bir başlangıç. Şimdi, eğer bana gelirsen ve tüm samimiyetinle, gelecekle ilgili planların ve amaçların konusunda bana güvenirsen – ah, yardım etmek için elimden gelen her şeyi yaparım. Şimdi, burada sadece zavallı yaşlı Dil Balığı var, eğer kafanda önceki lüks hayatına geri dönme fikri varsa sen bundan vazgeç en iyisi. Ama kararlıysan, gelecek için net bir rota belirlediysen ve bana güvenirsen, o zaman yardım etmek için elimden gelen her şeyi yapmaya niyetim var – bu yardım yetersiz olsa bile. Ne demeye çalıştığımı görüyor musun? Anlıyor musun? Hayatta tam olarak ne yapacağına karar verdin mi?”
Beklentilerin aksine, tıokı ürkek ve kolayca korkan insanlar nasıl şiddetli bir fırtınanın daha da güçlenmesini daha çok arzularsa, insanlardan tam bir korku içinde yaşayanlar, her zamankinden daha korkutucu ve korkunç canavarları kendi gözkeriyle açıkça görmek için psikolojik bir ihtiyaç geliştirirler ama ne yazıj ki insanlık denen canavar tarafından fazlaca yaralanan bu sanatçılat o kadar dehşete kapılmışlar ki somunda görülere inanırlar ve canavarlar, doğanın öğle güneşinin acımasız parıltısı altında gözlerinin önünde canlı bir şekildd beliriverir.
Fakat bu küçücük bir örnek. İnsan hayatı karşılıkı olarak kandırılıp hiçbir şeyin farkına varmadan birbirlerini incittiği ve bu tuhaflığın bariz bir şekilde ortada olduğu örneklerle dolu.