... bilmem, bana inanır mısınız? Korkarım ki, inanmazsınız. Zira, kendim bile hâlâ kendime sormaktayım: Bütün bu işler olurken ben neredeydim? Şuurum, iradem uçup gitmişti de, ortada hissiz, düşüncesiz boş bir kalıp halinde mi kalmıştım?
Bundan böyle bana düşen vazife, başımdan geçenlerin hepsini unutmak ve geri dönülmeyen büyük sefere hazırlanmaktır. Bu yavan, bu çirkin, bu bencileyin köhne dünyada artık ne kaldı ki?
“Yalnızlık çığlıkları insanları hep ürkütmüştür sanırım. Aziz dostum, eğer çevrenizdekileri kaçırmak istiyorsanız, onlara yalnız olduğunuzu söyleyiniz; insanın aynayla yüz yüze gelmekten korkmasına benzeyebilir bu. ”