İslâm, kadını kadın olarak; erkeği erkek olarak muhafaza etmek istemektedir. Çünkü kimlikler karıştığında, ahlaklar da karışır. Fıtratın çizgileri silikleştiğinde, toplumun dengesi de bozulur. İşte bu yüzden bir mümin hanımın tesettürü, sadece bedenini örtmekle kalmaz; aynı zamanda onun zarafetini, kadınlığı ve kimliğini de muhafaza eder.
Nitekim Cahiliye döneminde olduğu gibi bugün de ziynetler aynı şekilde teşhir edilmektedir: kulağa takılan küpe, boyundaki kolye ve gerdanlık, kollardaki bilezikler, ayaklardaki halhallar… Kur’ân-ı Kerim bütün bunları “ziynet” olarak isimlendirmiş ve Müslüman kadınlara, bunları yabancı erkeklerin dikkatine sunmamalarını emretmiştir.