Ezelden beri hastalandığımdaki bitki çayı içme anına bayılırım. Bugünlerde yine hastayım ve az önce tarçın katıp mahvettiğim nane limonu yudumlarken düşündüm; bu olayı sevmem normal mi yoksa psikopat mıyım? Bu hissin altını deştim bir de ne göreyim? Kendine vakit ayırmaktan duyulan keyif ile karşılaştım.
Malum her şeyi yapmak isteyen bir zihin ve hepsini başaramayan bir bedende hapsolduğum için koştuğum maratonu durdurup kendime vakit ayıramadığım bir yaşayışım varmış da anca hasta olup durağanlaşınca sıcacık çayımı içmek, şöyle bir oh çekmek belki battaniyeye sarılmak bana acziyyetimi hatırlatıyor ve gereksiz yüklerimden beni arındırıyormuş. Meğer sakinliğe, az şeye odaklanmaya ihtiyacım varmış. Meğer ne yorgunmuşum kendimi bildim bileli. E madem teşhis koyuldu bilmece çözüldü, artık biraz uslanma vakti. Ne diyordu İlahide;
"Şimdi uslanmak vaktidir, şimdi nedamet
Şimdi uslanmazsan gönlüm, kopsun kıyamet"