Çocukluğumun elleri üzerimdeydi,ilk defa kendimi gerçekten “tamamlanmış” hissettim. Bu kadarcık bir sevilme,bu kadarcık bir sevildiğini bilmeydi hayattan istediğim.
Tahsilliyiz belki, iyi okullarda okuduk, sözüm ona kültürlüyüz,yetiştirdik kendimizi, paramız var, yabancı dilimiz var, görgümüz var.Ama çaremiz yok. Bu gerçek.Hepimiz çaresiziz.
İnsan muğlak olan her şeyin daha iyi olacağını düşünüyor.
“Acaba” ile başlayan her ihtimal karanlıktı.Ama biz o ihtimallerin hep çok güzel,en azından mevcuttan daha güzel olduğunu düşünüyor, bu yanılgı ile kendi kendimizi yiyip bitiriyorduk. Oysa karanlıkların içinde kötü senaryolar da olabilirdi,mevcut halimizi mumla aratacak senaryolar…