gemisizsin kalbinin kıyısında, anılar ardında firavun,
derdini seyreltecek kimse yok, denize açılıyorsun.
inanmaz, bunları aklına anlatsan:
geri çekiliyor deniz, geçsin diye yaran..
Kapağını açtığınız anda sancılarınız başlıyor..
Bir doğum..
Kendi evreninizden Blake’in evrenine.. Çırpınarak, ite kaka, zorlu bir doğum..
18. yy Avrupa’sında yaşamak zordur hak veriyorum ama böyle bir imgeleme sahip olmak, o dönemde birine ‘deli’ denmesi için yeterli bir sebep gibi görünüyor:)
Dahi mi bilemiyorum ama bu adam kesinlikle ‘deli’ değil :)
Şiirlerini okuduğunuzda, kendinizi onun yarattığı mitolojiye kaptırdığınızda ne denli enteresan bir zihninin olduğuna şahit olacaksınız..
Üstelik inanılmaz keyifli bir çeviri (Blake Türkçe mi yazmış bunu, dedirten cinsten:)), bizzat kendisinin hayat verdiği gravürler ve orjinal metinleriyle harika bir iş çıkarılmış.