Zeynep

İnsanlar ne kadar büyürlerse büyüsünler, ne kadar ihtiyar olurlarsa olsunlar yine bazı dakikalar vardır ki annelerine sokularak çocuk olmak isterler..
Reklam
Ah! Hissiyatla ilgili şeylerde erkekler kadınların ne kadar aşağısında!
Edebiyat
tercüme sanki bestesi kaybolmuş güfte gibi soğuk..
Edebiyat
bu genç dimağı bir gonca gibi nazik parmaklarla açmaya çalışır..
Edebiyat
Hayatta hiç geriye dönmeden hep ileriye gidilmez; aşama aşama ilerleyip son durağa gelmez insanoğlu; bebekliğin bilinçsiz büyüsünden çocukluğun hesapsız kitapsız inancına, ondan ergenliğin güvensizliğine (herkesin yazgısı), ardından kuşkuculuğa, sonra inançsızlığa ve nihayet “eğer” denen insanlığın o düşünceli huzuruna sıra sıra geçmeyiz. Hepsini geçtikten sonra tekrar bebek, çocuk, adam ve sonra sonsuza kadar “eğer”de kalırız. En son limanımız neresidir, nereye son kez demir atarız bir daha demir alamamacasına?..
Edebiyat