Hayatta hiç geriye dönmeden hep ileriye gidilmez;
aşama aşama ilerleyip son durağa gelmez insanoğlu; bebekliğin bilinçsiz büyüsünden çocukluğun hesapsız kitapsız inancına, ondan ergenliğin güvensizliğine (herkesin yazgısı), ardından kuşkuculuğa, sonra inançsızlığa ve nihayet “eğer” denen insanlığın o düşünceli huzuruna sıra sıra geçmeyiz.
Hepsini geçtikten sonra tekrar bebek, çocuk, adam ve sonra sonsuza kadar “eğer”de kalırız.
En son limanımız neresidir, nereye son kez demir atarız bir daha demir alamamacasına?..