Her sözünüze başımı sallamadım mı? Neymiş efendim? Hiçbir işin sonunu getirmemişim. Siz başlamayı bile göze almadınız.
Benimle içinizden gelerek hangi yaşantıma katıldınız?
Benimle yaşanmazmış. Ne biliyorsunuz? Ben bile kendimle yaşayamamışım. Bu sözünüze gülmek isterdim.
İçinden geldiği gibi yazsan, içinden geldiği gibi anlatsan Selimim.
Olmaz. Deli derler adama sonra. Hemen damgayı yapıştırırlar.
Daha kötüsü, hiçbir şey demezler.
Ya da, bütün çıkardığın gürültünün sonunda bunu mu yazacaktın derler; ayrıca içim o kadar karışmış ki sahtelikleri ayıklayıp temizleyemiyorum..
Romancılar için bulunmaz bir okuyucuyum Esat ağabey.
Birinci sınıf okuyucu; hayır daha ileri: lüks okuyucu. Kitaplarının böyle okunduğunu bilselerdi fakirler, kim bilir ne kadar sevinirlerdi. Durmadan yazarlardı; bir türlü ölemezlerdi :)
Kitaplar yüzünden çok acı çekiyorum Esat ağabey. Sanki hepsi benim için yazılmış. Bu kadar insanı birden canlandıramıyorum: hepsini birbirine karıştırıyorum. Gülünç oluyorum..