En baştan beri, derinliğine inilmemiş bu nefret birikimlerini barındırmışız-bu keşfin ne kadar ürkütücü olduğunu anlatamam sana. Birini tanıdığını sanıyorsun, Denizci. Onu sevdiğini sanıyorsun. Onun da seni sevdiğini sanıyorsun. Kendi evimde duruyordum ama kendimi evden çok uzakta hissediyordum. Ev güvenli bir yer, bir sığınaksa eğer, ondan her zamanki kadar uzaktayım.
İnsan kızgınlıktan ölür mü acaba, Denizci? Hemen o anda değil ama zamanla. Hücrelere zarar verip kanseri tetikler mi? Kalbini zayıflatır mı? Zaman zaman kocama o kadar çok kızdım ki bu duygunun beni öldüreceğinden kaygılandım. Tabii önce ben onu öldürmezsem.