Bir erkek, her türlü gerçeği kavramakta ne kadar yetenek sahibi olursa olsun, yine kadınlarla ilgili bazı önemli noktalarda mutlak yanılır sanırım. Bir kadının kadınlık duygularında o kadar derin incelikler vardır ki onları gerçek meziyetleriyle anlayabilmek için yine kadın olmak, yani az çok o hastalığa tutulmuş bulunmak gerekir. Bir kadının kadınlığıyla ilgili derdini ancak başka bir kadın anlayabilir. Bu gibi hususlarda kadının hekimi yine kadın olmalıdır.
Bunu bir eleştiri olarak değil, var olan bir gerçek olarak söylüyorum. Yani nir erkeğin beni anlamasını beklemek bence boşuna bir beklenti. Aynı şekilde onun da bunu benden beklememesi lazım.
Bazı kitaplar vardır: insanın ruhunda, zihninde güzel bir tat bırakır. İşte bu kitap, benim için tam olarak onlardan biri oldu.
Kitaptan sinemaya uyarlanan filmlerin aksine,N.H. Kleinbaum’un bu
Yıllardır ara ara defalarca kez okurum 😍 Bu arada ilginç bir bilgi; normalde hep kitaptan sinemaya uyarlama yapılır. Bunun ise önce filmi çekilmiş, sonra kitabı yazılmıştır. Bu şekilde başka örnek de bilmiyorum hatta.