Ali

Ali
@Blueavian
instagram.com/ali._ozbk?igsh=... Thetahealing seans/bilgi dm
R: Evet ama devam etmesini sağlayan da oydu. Yaptıklarını yapmasını sağladı. Korku bir zorluktu. Evrende savaş olan pek fazla yer yok. Dünya insan olarak savaşı deneyimleyebileceğiniz az yerden biri. Savaş insanlığın başına daha önce de geldi; dünya bir bütün olarak mağlup olmuştu. D: Dünya mağlup olmuştu derken neyi kastediyorsun? R: Bize yardım etmek için yukarıdan gelen varlıklar vardı. Bizimle çiftleşmeye, dilediklerini yapmaya ve Tanrı’yı oynamaya kalktılar. D: Ve savaşları getirenler de onlar mıydı? R: Evet. Savaşçılık oynamak istediler; kovboylar ve Kızılderililer. Ve bir döngü oluşturdular. İnsanlar en basit haliyle hayvandır ve döngüyü kırmak zordur. Döngünün dışına çıkacak şekilde evrim geçirmek gerekir. Böyle bir döngü kötü bir alışkanlığa benzer. Robert’ın yaptığı gibi bir kere tırnaklarınızı kemirmeye başladığınız zaman bu alışkanlığı kırmak zordur. Ya da çok kullandığınız bir küfrü kullanmamak. Alışkanlıkları kırmak zordur.
Sayfa 360·Kitabı okudu
1K
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
D: Hep Dünya’da fiziksel yaşamlar mı yaşadın? R: Hayır. Dünya çok küçük bir dünya. Dünya’da yaşamak zorlu bir iş. D: Belki de insanlar o yüzden buraya gönderiliyordur. R: Herkesin aşılacak bir zorlukla karşılaşmaya ihtiyacı vardır ve Dünya bu zorluklardan biridir. Her zaman bu zorluklarla başa çıkabilirmişiz gibi gelir. Ama buraya geldikten sonra engellenmiş hissederiz çünkü zorlukların sandığımızdan daha büyük olduğunu görürüz. Dünya’ya yukarından bakınca... O kadar minik bir gezegen ki. Ama içinde bir insanın tek başına değiştiremeyeceği kadar kaos bulunduruyor.
Sayfa 353·Kitabı okudu
1K

Ali

, bir kitap okudu
Puan vermedi·85 syf.·
Beğendi
·
7 saatte okudu
·
2023 90. kitabı
Jiddu Krishnamurti
8.8/10 · 159 okunma
Arzu duyulardan kaynaklanır. Örneğin: görme duyusuyla dü­şünce bir imaj yaratır. Görme duyusunun yarattığı bu düşünce hareketi arzunun başlangıcıdır. Güzel bir araba görürsünüz, dü­şünce sizin bu arabanın içinde olduğunuza dair bir imaj yaratır ve bu imaj arzunun başlangıcıdır. Eğer hiçbir duyunuz olmasay­dı paralize olurdunuz. Duyular aktif olmalı. Saf farkındalık için­deki zihin, tüm duyuları aynı anda kullanır. Böylesine bir farkın­dalık kişinin anda yoğunlaşmasını sağlar. Günbatımını seyreden bir kişinin, manzaranın tüm güzelliğini yaşadığı anda günbatımı hakkında bir imaj yaratmaması gibi. Böyle bir anda gözlemle­yenle gözlenen birdir. Yalnızca bir ya da iki duyu kullanıldığın­da ise bölünme, ayrım ortaya çıkar. Ayrımın olduğu yerde de "ben" ve gözlenen vardır. Kişi tümüyle farkındalık içinde oldu­ğunda duyuların hareketine düşünce giremez. Bu da içsel farkın­dalık ve disiplin gerektirir.
Sayfa 63·Kitabı okudu
1K
İçsel ve dışsal yaşamımızda çatışına olmaksızın yaşayıp yaşayamayacağımızı araştırmak önemli ve gerekli. Kendimize sor­malıyız: "İnsanlar binlerce yıl sonra niçin birbirleriyle ve kendi­leriyle çatışma halindeler?" Sürekli bir şey olmak, bir sonuç al­mak, bireysel başarı, arzularımızı doyuma ulaştırmak, belki far­kında bile olmadığımız savaş hazırlıkları için mücadele veriyo­ruz. Erkekle kadın arasında cinsellikte de, günlük ilişkilerde de çatışma var. Bu çatışma sadece bilinç düzeyinde değil, zihnin derinliklerinde de yer alıyor. Farklı görünmek, olmadığımız biri olmaya çalışmak için çatışmalar yaşıyoruz. "Cennete", "Tan­rı' ya" ulaşmak için çatışıyoruz. Hayatımız doğumdan ölüme her alanda çatışma içinde.
Sayfa 40·Kitabı okudu
1K