#tavsiyekitap #öneri
Sorduğum kitap önerilerinde başı çeken o kitabı sonunda bende okudum,iyi ki iyi ki de okudum keşke çok daha öncelerden şans verseymişim.
Serenad, Livaneli'den okuduğum ikinci kitap; Huzursuzluğu da çok beğenmiştim.
Erkek bir yazarın baş kahramanı kadın olarak,kadınmış gibi adeta o hisleri yansıttığı, yazdığı kitaplara hep hayran olmuşumdur; Stefan Zweig'ten Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu ve özellikle Bir Kadının Yaşamından 24 Saat gibi.ツ
Kitap bitti bende bittim uzun uzun düşündürdü derler ya hani,benim için öyle bir roman;romandan ziyade sanki yaşadım.Çoğu yerde dedim ki; Maya o kadar bensin ki,hemen hemen aynı yaşlarda olmamız,21 yılımın geçtiği İstanbul'da yaşıyor olması,bazı yerlerde bakış açılarımız vs.birkaç kez gezme fırsatı bulduğum Bodrum detayları çok hoşuma gitti.Yer yer de Nadia gibi hissetim;müzikle ilgili detaylar ve Serenad adı bu romana çok yakışmış.♬
Dokunaklı,akıcı ve merak öğesinin hep tavan olduğu bu güzel hikâye; insanlığın değişmeyen kötülüğünü gözler önüne sererken,çok güzel mesajlara da yer veriyor.
Ve o muhteşem aşk; Maximilian Wagner ve Nadia'nın aşkları,yarım kalması,ayrılıklar ve final beni benden aldı kırk yerimden bıçaklanmış gibi hissettim. ;((❦∞
Kıssadan hisse okuyun sevgili okur,tavsiye ile.