O kadar büyük bir düş kırıklığı dolanmıştı ki ayaklarına, yerden kalkmasına müsade etmiyordu. Öylece oturduğu süre boyunca ince bir yara açılmıştı içinde; ancak kanayabilmesi için senelerce sürecek uzun bir yolu vardı.
İç geçirerek daha ne kadar sürecek bu bekleyiş, kavuşamamak; incelen kollarımla düştüğüm yatakta nefesim titreyerek özlüyorum seni, dünya sönüyor yokluğunda, gömüldüğüm karanlık ne geceye benziyor ne ölüme.
Gelip üstüme kapanmadıkça uzaklık uzaklara çekilecek, çekiliyor.
Söyle sensiz nasıl geçecek zaman, nasıl?