Bir gazetenin bu kitaptan yaptığı bir alıntıda okudum; mahkûm, kendisine idam hükmü okunduğunda hiçbir şey demiyor! Ben, bir keresinde bir mahkûm görmüştüm; hükmü duyunca çığlıklar atmaya başlamıştı.
Geçmişin toplumsal yapılanması üç dayanağın üzerinde duruyordu: rahip, kral, cellat. Uzun süre önce bir ses yükselip haykırdı: Tanrılar gidiyor! dedi. Son olarak başka bir ses yükselip haykırdı: Krallar gidiyor! Şimdi üçüncü bir sesin yükselmesinin zamanıdır: Cellat gidiyor!
Örnek göstermek gerek! Suçluları bekleyen kaderi izleterek onları taklit etmeye kalkışacakları korkutmak gerek! İşte Fransa'daki beş yüz mahkemenin o sürekli tekrarladıkları cümle neredeyse harfi harfine böyle.