Simge

“Halkın sessiz,bitmez tükenmez sabırla dolu bir kederi vardır.Bu keder kabuğuna çekilmiştir,hiç sesi çıkmaz.Bir de gözyaşlarıyla taşan,sonra da kendini kapıp koyveren bir keder vardır.Bu hal en çok kadınlarda görülür.Ama bu da sessiz kederden daha hafif değildir.Sızlanmanın doyurucu yanı içteki acıyı deşip taşırmaktan ibarettir.Böyle bir keder avunma da istemez,çaresizlik onun besinidir.Sızlanmalar,kanayan yarayı büsbütün azdırmak ihtiyacından başka şey değildir.”
Sayfa 57 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
“Kendi kendine yalan söyleyen herkesten önce alınır.Bazen alınmak pek tatlı gelir ,değil mi ?İnsan,kimseden kötülük görmediğini;kırgınlığı kafasından uydurup laf olsun diye,sırf sahne yaratmak için yalana sarılarak pireyi deve yaptığını bildiği halde suratını asar,büyük bir zevkle gücenir ve bunu gerçek nefrete kadar da götürür…”
Sayfa 51 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
“Kendi kendine yalan söyleyip yalanını ciddiye alan insan sonunda ne kendinde,ne de çevresinde gerçeği seçemez olur,böylece hem kendisine,hem de başkalarına saygısızlık eder.Saygının olmadığı yerde sevgi de kaybolmaya başlar.Bunun boşluğunu doldurmak,gönül eğlendirmek için kendini çeşitli tutkulara,kaba zevklere bırakır,ahlaksızlığını hayvanlığa vardırır;bütün bunlar durup dinlenmeden kendisine ve çevresine yalan söylemesinden doğmaktadır.”
Sayfa 51 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
“Böyle sorunlara bulaşmamayı yeğlerdi;rahatsız edici konulardı bunlar,kendisini sadece en nahoşundan iç güvensizliğine,huzursuzluğa sürüklerdi,oysa insanın aklını kullanabilmesi için en başta iç güvenine,huzura ihtiyacı vardı.”
Sayfa 20 - Can Yayınları·Kitabı okudu