Kendine yeten, enerji dolu bir tip. Çantasında kitap, kulağında müzik, aklında bir sonraki rota. Hayatı fazla ciddiye almaz ama iyi anılar biriktirmeye bakar.
Kitabın sonunda resmen beynim yandı. Katilin o kişi çıkacağını asla tahmin etmemiştim. Zülfü Livaneli öyle güzel kurgulamış ki, son sayfada tüm taşlar yerine oturuyor ama o ana kadar hiçbir şey fark ettirmiyor.
Ahmet'in aslında yıllar önce öldüğünü öğrenmek, Mehmet’in onunla yaşıyormuş gibi anlatması… Gerçekten insanın tüylerini diken diken ediyor. Psikolojik yönü güçlü, dili sade ama etkili.
Bana sadece şu soruyu bıraktı: “Ben bu kitabı neden daha önce okumadım?”
Kesinlikle tavsiye ederim.