Birilerinin nutsuzluğu diğerlerinin mutluluğudur demeyeceğim . Ama mutsuzlar arasında konuşacak daha fazla şey olduğuna inanıyorum . Mutlu insan yabancılaşıyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yakınlık duyduğum insanların fotoğraflarını çekmeyi sevmiyorum, öldükleri zaman o fotoğraflara bakmanın vereceği acıyı hesap ediyorum. İnsanları fotografları, onlardan bir hatıra olsun diye, öldüklerinde tamamen yok olmasınlar diye çekilir gibime geliyor. Birinin fotoğrafını çekmenin uğursuzluk getireceğini hissediyorum.
Ama burada, bu kampta ne deli vardır ne de suçlu. Suçlu yoktur, çünkü çiğnenecek bir ahlak yasası yok; deli yoktur, çünkü birer gereçten başka bir şey değiliz; yer ve zamanla ilgili olarak tüm yaptıklarımız zaten yapabileceğimiz biricik şey.
Onlar, Muselmann'lar, o yitikler, kampın şahdamarı ... Onlar, o adsızlar, o durmadan yenilenen ve daima aynı kalan güruh, susarak yürüyen, emdikleri süt burunlarından gelinceye dek çalışanlar, insana benzemez insanlardır; içlerindeki tanrısal kıvılcım sönmüştür ve acı çekemeyecek kadar oyulmuştur içleri. Yaşayan varlıklar demeye dili varmaz insanın onları görünce, hiç korkuya kapılmadıkları ölümlerine ölüm diyemez insan, çünkü ölümün ne olduğunu kavrayamayacak kadar yorgundurlar.
Tarihte olsun, bugünkü yaşamda olsun, vahşi bir yasa var tanınması gereken: "Varlıklıya verilir, yoksuldan alınır." İnsanın tek başına kaldığı, yaşam kavgasının mağara devri koşullarına göre yürüdüğü kampta bu haksız yasa, tüm açıklığıyla görülür ve herkesin uyduğu bir yasadır. Güçlü ve yırtık oldukları bilinen tutuklularla, gardiyanlar bile iyi geçinir, hatta kimi zaman arkadaşlık bile kurarlar, çünkü bir gün gelip ondan yararlanacaklarını düşünürler.