Gerçi yaşın bizi yumuşatmamasını niçin bekliyoruz ki? Erdemleri ödüllendirmek yaşamın işi değilse, onun sonuna doğru bize uyarılarda bulunmak, rahatlık duyguları vermek niye yaşamın işi olsun?
Son derece kolay varsayımlarla yaşıyoruz, öyle değil mi? Sözgelimi, o anı, olaylar artı zamana eşit. Ama bundan çok daha tuhaf. Bir anının, unuttuğumuzu düşündüğümüz şey olduğunu söyleyen kimdi? Ne zaman toplayıcı değil de daha çok bir çözücü gibi etkidiği, hepimiz için besbelli bir şey olmalı. Ama buna inanmak uygun değil, yararlı değil, yaşamlarımızı sürdürmemize yardımcı olmuyor, bu yüzden onu duymazdan geliyoruz.