Başının üstündeki dam çöküyor, ama senin bir “proletarya” ya da bir “milli namus”un var. Bacaklarının altındaki toprak göçüyor, sen de devriliyorsun, devrilirken bağırıyorsun;” yaşa büyük önderim, yaşasın alman rus yahudi gururu.” Su borun patlıyor ve çocuğun boğulmak üzere; ama sen hala çocuğa sopayla vermeye çalıştığın “disiplin ve terbiye” diye tutturuyorsun. Odanın duvarlarından uluyan rüzgar üfürüyor, karın ciğerlerini üşütüp yatağa düşmüş, ama sen, küçük adam, varlığının sarp temelini “yahudi hayali”nin kötü bir ürünü sanıyorsun