Daha yavru bir kurtken, yuvasından dışarı attığı ilk adımlarda başına gelenler gelecekte başına gelecek olan çok daha büyük maceraların habercisiydi.Kurt kadar vahşi ve yırtıcı aynı zamanda bir köpek kadar da sadık bir dost.Yaşamın ve dünyanın ev vahşi türünün ona yarattıklarına rağmen Beyaz Diş, içgüdülerinin kendisine hakim olmasına engel olmuş sadık bir dost olmayı seçmiştir.
İnsanın ağlamamak için kendini zor tuttuğu; çoğu yerde gözlerinizi dolduran, küçük bir çocuğun ne kadar büyük bir kalbi olduğuna her sayfada tekrar tekrar şaşıracağınız muhteşem bir eser.O kocaman kalbin öfkeyle, şiddetle, küfürle ne kadar kirletilmek istense de nasıl tertemiz kaldığını okuyacaksınız.Beş yaşındaki hayatın olgunlaştırdığı küçük yetişkinimizde kesinlikle kendimizden bir parça bulacağız.
Hayat akıp giderken çoğu zaman kafamızı kaldırıp olup bitene bakmaz etrafımıza odaklanmayız.Aslında ne dünyevi dertlere ne de çevremizin, doğanın güzelliğine kendimizi kaptırmalı, ikisini bir denge içinde sürdürüp ikisinden de mahrum kalmamalıdır.Fantastik bir öyküleme ile anlatılmak istenen; kendi kişisel hazinemize ulaşmamız için elimizden gelen çabayı göstermek, bu macerada başımıza gelen olumsuzluklara rağmen pes etmemektir.Hayallerimizin peşinden gitmeli olmak istediğimiz veya sahip olmak istediklerimizin izini sürmeliyiz.
Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.
Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.