Alice Miller, 50'li yıllarda Dr. Harlow'un maymunlar üzerinde yaptığı deneylere de değiniyor. Harlow'un deneyleri, yapay annelerle büyütülen maymunların, ilerki dönemlerde saldırgan davranışlar gösterdiğini ve kendi yavrularına karşı ilgisiz kaldığını açığa çıkarmıştı. Benzer şekilde, John Bowlby, suçlular üzerinde araştırma yapmış ve şiddetin kökeninin, ilk çocuklukta annenin çocuğun duygularına karşılık vermekte, çocuğa sevgi ve şefkat göstermekte yetersiz kalmasına bağlı olduğunu ortaya çıkarmıştı.
Çocuğa istediğinizde yemek verip istediğinizde vermemek gibi bir hakkınız olmadığı gibi, çocuğa istediğinizde sevgi, şefkat gösterip, istediğinizde bunları ceza olarak kesmek gibi bir hakkınız da yoktur.
Hayatta varoluşunuzu en güçlü, en coşkulu, en yaratıcı biçimde ortaya koyduğunuzu içinizde duyduğunuz, kendi yaptığınız, başardığınız herhangi bir şeyi düşünün; bunu aileniz
sayesinde değil, ailenize rağmen başardığınızı göreceksiniz. Aile, çocuğu kendisine, halihazırda var olan dünyaya adapte etmeye çalışır. Eğer çocuk gerçekten de aileyle, dünyayla tam
bir uyum ve entegrasyon içinde olursa varoluşu sahte bir varoluş olacaktır. Bizimle tıpatıp aynı şeyleri duyan, düşünen, aynı şekilde var olan bir çocuk, ilerleme anlamına gelmez, yeni, gerçek bir çocuk değildir. On sene sonra şu an olduğumuz kişiyle aynı kişiysek, düşüncelerimizde hiçbir değişiklik olmadıysa bunun, yerimizde saydığımızın kanıtı olduğu gibi.
Erich Fromm, insanın kendisini sahip olduğu şeylerle tanımladığını söyler. Bir eşe, çocuklara sahip olmak, diplomaya sahip olmak, işe sahip olmak, bir insana kim olduğu sorusu sorulduğunda kişinin kendisini tanıtmak için anlattığı şeylerdir; halbuki, Fromm'un da vurguladığı gibi, bunlar kim olduğumuza değil, neye sahip olduğumuza dairdir ve gerçekte bizi tanımlamaz.
Gerçek anlamda sahip olduğumuz tek şey, kendimizdir. Hayatta hiç kimse yoktur ki onunla kurduğumuz ilişki kendimizle kurduğumuz ilişkiden değerli olabilsin. Kendi yalnızlığını sağlıklı şekilde kuramayan kimsenin, bir başkasıyla sağlıklı bir ilişki kuramayacağı gerçeği de aynı sebepten.