Büyükler, kendi istek, irade ve düşüncelerini çocuğa yerleştirir ve çocuğu bunun kendi istek, irade ve düşüncesi olduğuna inandırırlar. Amaç çocuğun kendi sesini, kendi duygu ve düşüncelerini duymasını sağlamak olmalıyken biz bunları bastırıyoruz. Hayatımız, sonrasında, çocukken bastırmayı öğrendiğimiz sesimizi yeniden bulmakla, onunla irtibata geçmeye çalışmakla geçiyor.
Bugün "ego" sözcüğü maalesef yanlış biliniyor. Sağlıklı, güçlü bir egoya sahip kimse, kimseyi ezme ihtiyacı duymaz. Başkalarını ezme isteğine, tam tersine, egosu çocukken yeterince destek görmemiş ve sonrasında da gelişememiş kimselerde rastlanır.