Erkekleri tanıdıkça anlıyorum ki, mutluluk mutluluk değil, aşk aşk değil, kocalar da koca koca dertten ibaret. Kitaplarda anlatılan, televizyonlarda gösterilen dünyalar yalan. Kelimelere bile inanmıyorum.
Ben tutku istiyorum, anlayış istiyorum, özgürlük istiyorum.
Her konuda özgürlük. Kutsal aşk, bitmeyen aşk, her konuda özgür bırakılan aşktır bence. Sartre'la Beauvoir'ın aşkını duydun mu? Nâzım'la Piraye'ninkini bile bilsen yeter bana ama senin bildiğin aşklar Leyla ile Mecnun'un, Kerem ile Aslı'nın, ha, bir de Ingiliz Sarah ile Maraşlı Musa'nın aşkıdır ancak. Acı aşk istemiyorum ben, acıtmasın! Sınırlamasın beni.
Tecavüze uğramışım, kirlenmişim, bir kişi değil birkaç kişi bedenimi ve hayatımı gasp etmiş gibi hissediyorum. Düşündüklerimi, hissettiklerimi açıklayamadan, -mış gibi yaparak yaşamak, aslımı inkâr etmek, aslıma ters düşmek. Bir türlü anneme layık kız, babaannemin gönlündeki torun olamamak. Olmak istediğim Gülüzar'ı onlara anlatamamak. Arada kalmak, öteki olmak.