Nasılsın...
Kendiliğinden gelen sözcüklerin misafirliğini ne çok severdin, Bugünlerde ben iyi gibiyim yorgun gri kaideler arasında hüzünlü bir yeşilim, Ya sen...
Sen... Nasılsın?
Göğsündeki ağrılar nasıl?
İyi misin?
Yüzüm yüzünü terk edeli kıştı.
Yeni yeni kıştı. Kollarım kendi bacaklarımı sarmıştı. Fotoğrafta görünmeyen ışıklar vardı. Sandalyenin ucuna oturmuştum. Gözlerim bacaklarıma dolanan kollarıma, sonra bacaklarıma, sonra daha uzağa, salondan da uzağa, o yok yere bakıyordu.
Seni bir boşluğa attım gitmek üzereydim kalktım
Unutmak için verdiğim bunca çabadan
geçtiğim bunca yıldan sonra tam unutmaya alıştırmışken kendimi
artık unutmak istemediğimi fark ettim.
(Artık unutmak istemiyorum!)
(Artık unutmak istemiyorum!)