Bu sabah #ErlendLoe’nun #KadınınFendi kitabını bitirdim, sıcağı sıcağına birkaç cümle yazmak istedim. Kitap, kadın-erkek ilişkilerindeki o sessiz güç savaşlarını ve tarafların birbirini yavaş yavaş nasıl dönüştürdüğünü çok iyi yakalamış. Ana karakter, Marianne ve sonradan hikayeye dahil olan Tor arasındaki ilişki dinamikleri, özellikle o adadaki süreç ve finaldeki o hamilelik mevzusunun bağlanış biçimi belki bizim buraların kültürüne biraz uzak gelebilir. Ancak yazar o kuzeyli soğukluğunu ve ilişki çıkmazlarını büyük laflar etmeden, edebiyat parçalamadan önümüze koymayı başarmış. Okurken hem durumların absürtlüğüne hafifçe gülüyorsun hem de insan ilişkileri üzerine biraz düşünüyorsun. Öyle insanı yoran, derin psikolojik analizler kasan bir tarzı yok; her şeyi maddeler halinde, çok sade ve naif bir dille anlatıp kenara çekilmiş. Akıp giden, yormayan ve bittiğinde de "Güzel ayrıntılar yakalamış" dedirten samimi bir şeyler arayanlar için iyi bir tercih olabilir. Ben bu minimalist ve hafif dalga geçen anlatımı sevdim