Fahrule

Fahrule
@Bookrose
 °   •  .°•    ✯  *     °      °·      .   • °  •   
İnsanların yarattığı felaketlerin ölçeği nesilden nesile katlanıyor. Hepimiz buna ortak oluyoruz.
Sayfa 48
Reklam
9/10
·282 syf.·
2024 28. kitabı
Bir arkadaşımın önerisi üzerine okumaya başladım. Ve verdiği mesajlar o kadar güzel ki kendimi bir hazine bulmuş gibi hissettim. Hayatımızda sürekli yaptıklarımız ya da yapmadıklarımızla ilgili pişmanlıklar yaşıyoruz. Yıllar önce yaşanan bir şeyi tekrar tekrar düşünüp "Böyle olmasaydı ne olurdu acaba?" gibi sorularla kendimizi yiyoruz. Ve bazen de bugünün suçunu geçmişe atıyoruz, nedenini o zamanki seçimlerimizde arıyoruz. Ama belki de çözüm geçmişteki kendimizde değil de şu andadır. "Ne yaptım?" değil de "Ne yapabilirim?" sorusuna cevap aramamız gerekiyor. Aslında potansiyelimizi ve ötesini keşfedebilirsek yapamayacağımız hiçbir şey yok. Her şey bizde bitiyor, bugünkü kendimizde. ❝Anlaman gerekense şu: Oyun bitene kadar hiçbir şey bitmiş değildir. Elinde tek bir piyon kalmış olsa bitmez. Bir tarafta tek bir piyon ve şah varken, karşı tarafın bütün taşları duruyor olsa da, oyun devam eder. Sen bir piyon olsan da -ki belki hepimiz öyleyiz- piyonun en sihirli taş olduğunu asla unutmamalısın. Ufacık ve sıradan bir şey gibi görünebilir ama öyle değildir. Çünkü hiçbir piyon piyondan ibaret değildir. Bütün piyonlar kozadan çıkmayı bekleyen birer vezirdir. Senin tek yapman gereken, ilerlemeye devam etmenin bir yolunu bulmaktır. Her seferinde tek bir kare. Bu şekilde karşıya geçip bütün güçlere sahip olabilirsin.❞ ~ 5.12.24
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Volkanların çelişkisi hem yıkımın hem de yaşamın sembolü olmalarıydı. Yavaşlayarak soğuyan, katılaşan lavlar zamanla toprağa verimli, bereketli bir toprağa dönüşüyordu. Nora o an bir kara delik olmadığına karar verdi. Aslında volkandı. Volkanlar gibi o da kendinden kaçamazdı. Olduğu yerde kalıp çorak toprakları zenginleştirmek zorundaydı. İçinde bir orman büyütebilirdi.
Sayfa 340
Hayat ve İnsan
Önünde yine bilinmezliklerle dolu bir hayat vardı. Yine de her şey farklıydı. Farklıydı çünkü artık başkalarının hayallerini gerçekleştirmek için yaşamak zorunda hissetmiyordu kendini. Hayalindeki mükemmel evlat, kız kardeş, partner, eş, anne, çalışan olmaya uğraşmaktansa, doyum verici bir hayatı ancak yalnızca insan olarak, kendi amacının yörüngesinde dönerek, bir tek kendine hesap vererek yaşayabileceğini artık anlamıştı. Farklıydı çünkü ölümün eşiğine kadar gelmişken, şimdi capcanlıydı. Çünkü bunu o seçmişti. Yaşamayı seçmişti. Yaşamın sonsuzluğunu görmüş ve o sonsuzluğun içinde yalnızca neler yapabileceğini değil, nasıl hissetmeyi seçebileceğini de görmüştü. Başka akorlar, başka ezgiler de vardı. İçine yer yer umutsuzluk serpiştirilmiş, hafiften orta depresyona kadar gidip gelen dümdüz bir çizgide yaşaması gerekmiyordu.
Sayfa 338
Hayat ve İnsan