Tasarı ile tesadüf kardeşti. Yaşadıklarımızın içinde gizli geçitler vardı. Bunları görebilmek için kendimizde gömülü duran gözleri açabilmemiz yeterdi; sanat, felsefe, bilgi, ahlak, erdem, şiir bunun içindi.
Bazı insanlar yaşadıkları bir deneyim sonucu bir kerede büyür ve ondan sonra bir daha büyümezler. Erken ustaların çoğu böyledir, 40'ında 50'sinde ulaşmaları gereken olgunluktaki şiirlerini 20'li yaşlarında verdiklerinde hayatlarının geri kalanı zor geçer
O zaman artık biliyoruz ki yas, kavrulmuş kumların üzerine beklenen sağanak yağmur gibi, bir hastalık değil, insan ruhunun ezelden gelen ilkel bir yasasıdır. O bizim bir yaşam biçimi olarak sevme mücadelemizde, taşıdığımız kayıpların taze yaraları için doğuştan gelen pansumanımızdır.