“Katilsin,” dedi Koza, Yankı’ya. “Adam öldürmüşsün, çok ayıp, değil mı?
“Sen de katilsin,” dedi Yankı. “Hatta sen benden daha katilsin.”
“Hırsızsın o halde,” diye karşılık verdi Koza.
“Sen de hırsızsın.” Koza kaşlarını çattı.
“Lan,” dedi kendini tutamayıp. “Harbiden biz ne şerefsiz insanlarmışız. Bir aydınlanma geldi şu an.”
MİR
Şifa teröristlerin olduğu yerde mahsur kalmış. Ne kadar kaçmaya çalışsada hep yakalanmış.
Bir gün onu evlendirecekleri ile bağlı haber alır ve bu sefer kaçmayı kafasına koyar. Ya kaçacaktır, ya da kendisini öldürecektir.
Bilinmeyen bir kişiden mektup alan Şifa Türk askerlerinin burda olduğunu ve gidicekleri öyrenir. Onların yeri mektupda yazılıdır. Şifa eline bu fırsat geçmişken kaçacak ve kendisini bekleyen gerçeklerle üzleşmek durumunda kalacaktır....
----------------------------------
Spoiler ola bilir
Aslında ne yalan söyleyim başta seveceğime inanmamıştım. Oysa akıcı bir kitapmış meğerse. Sıkılmadan çabucak bitirdim.
Başta rüya olayı bana garip gelmişti. Böyle şey nasıl olsun ki yani. Sonda bambaşka şeylerin olduğunu öyrendiğimde herşey yerine oturdu artık.
Şifa ve Aslan bilmeden birbirlerinin kaderlerine yazılmışlar resmen.
Bir tek Aslan'a sinirliyim oda Şifa'nı kaybedeceğini anladığındamı ayrılmağa karar veriyosun bak. Orda Şifa çok çabuk affetti bence. Biraz daha süründürseydi keşke. Asude orda Aslan'ı özgür bıraktığında ben sanmıştım ki tam tersi olacak. Doğru bir karar verdi ama ben bu kadar yıl sevdiği adamı bir anda bırakmasını garipsedim. Diğer kitapda başımıza oyun açmasa iyidir.
Umuyorum serinin diğer kitaplarınıda böyle severim
Mir 1Hümeyra · Guardian Yayınları · 2024430 okunma