Tanrıya(hayali arkadaşa,babaya,büyük biradere ,günah çıkaran papaza ,sırdaşa) psikolojik olarak ihtiyacımız var ve bu ihtiyaç ,tanrı ister var olsun ister olmasın karşılanmalıdır. Fakat tanrı,başka bir şeyle doldursaydık daha iyi olacak bir boşluğu tıka basa doldurmuş olabilir mi?Belki bilim?Sanat?İnsan arkadaşlığı?İnsancılık? Mezardan ötedeki diğer hayatlara itimat etmeyip,gerçek dünyadaki bu hayatı sevmek?
Bir kimsenin zekâsı ya da eğitim seviyesi ne kadar yüksek olursa, bu kişinin dindar olması ya da herhangi bir türde 'inançlar' barındırması o kadar düşük olasılıktadır.
Gece bastırınca, duyular keskinleşir.
Karanlık kışkırtır ve hayal gücünü uyandırır.
Duyular sessizce, karşı koymayı bırakır.
Usulca, nazikçe gece ihtişamını gösterir.
Kavra onu, hisset...
Nasıl sevecen ve ürkek.
Yüzünü çevir, gösterişli gündüzlerden
Düşüncelerini çevir; soğuk, hissiz aydınlıktan.
Ve kulak ver, gecenin müziğine.
Tüm gözlerini, teslim ol, en karanlık düşlerine!
Aklını arındır, o bildiğin hayattan!
Yum gözlerini, bırak ruhun süzülsün.
O zaman yaşarsın, hiç yaşamadığın gibi.
Usulca, kıvrakça,
Müzik kucaklar seni.
Dinle onu, hisset, sarıverir çevreni.
Zihnini aç.
Hayallerini serbest bırak.
Biliyorsun.
Bu karanlıkta savaşamazsın.
Gecenin müziğinin karanlığında...
_thephantomoftheoperaattheroyalalberthall_