Neyse ki pazar günü birlikte beş altı saat boyunca birlikte olacağız, konuşmak için çok kısa, ama el ele tutuşmak, göz göze gelmek için yeterince uzun süre.
Bu arada tatile çıkmana neredeyse seviniyorum, posta bağlantısının kötü olması dışında... Oranın nasıl bir yer olduğunu bana kısaca anlatırsın değil mi; oradaki hayatını evini, yürüşlerini, pencerenden görünen manzarayı, yemekleri, böylece ben de biraz seninle yaşarım.
Seni tanıdığımdan beri ilk defa bu kadar kötüsün. Bu aşılmaz mesafe senin üzüntünle birleşince öyle bir etki yaratıyor ki sanki odamdayım ve sen beni tanımıyorsun, yatak ve pencere arasında çaresizce gidip geliyorum, güvenebileceğim kimse yok, ne bir doktor, ne bir tedavi; hiç bir şey bilmiyorum, geçmiş yılların bütün cümbüşünden sonra bana ilk kez hakiki ümitsizliği gösteren, bu hüzünlü, benim kadar çaresiz olan gökyüzünü seyrediyorum.