Hayatları mahvolmuştu, bütün bunlar da aşklarını evlilik şeklinde gerçekleştirmelerindendi. Bir ömür boyu sürecek arkadaşlığı mümkün kılacak anlayıştan yoksun, geçici duyguları bozulmaz bir sözleşmeye bağlamışlardı.
Kitapların ne anlamı vardı? Ya o sıkıca bağlı olduğu geleceğe ait kararları? Bir gününün bir dakikasını ziyan edeceğim diye ödü kopmuştu. "Ziyan etmek!" Bunun ne olduğu insanın görüş açısına bağlıydı. Hayatını ilk kez yaşıyordu, ziyan etmiyordu. Bir kadını sevmek, üniversite mezunu olmaktan güzeldi, papaz olmaktan da... evet, papa olmaktan bile güzeldi!