“İstatistiklere bakarsanız, Amerika Birleşik Devletleri’nde altı dakikada bir ırzına geçilen bir kadın vardır; bunlar kayıtlara geçmiş olanlardır, aslında bu sayı en az beş katı fazladır. Ve her doksan saniyede bir, kadının biri dayak yemektedir.”
“Kadına karşı şiddet evrenseldir ve uygarlığın kendisi kadar eskidir. İnsan haklarından söz edildiği zaman aslında erkeklerin haklarından söz edilir. Eğer bir erkek dövüldü ve özgürlüğü elinden alındıysa, bu bir işkencedir. Eğer aynı şeye bir kadın katlanırsa, buna ev içi şiddet denir ve dünyanın çoğu yerinde hâlâ özel bir mesele olarak görülmektedir.”
“Bir ülkede şiddetin derecesini en doğru şekilde belirleyen gösterge, kadına karşı uygulanan şiddettir ve öteki şiddet biçimleri bunun yanında hiç kalır. Sokaklarını güvensiz olmasıyla ve kartellerle organize suç çetelerinin cezasız kalmasıyla nam salmuş olan Meksika’da günde on kadının öldürüldüğü hesaplanmakta; bu muhafazakâr bir hesaplama. Bu kadınların çoğu, sevgilileri, kocaları ve tanıdıkları erkekler tarafından şiddete uğruyorlar.”
“(…) ne var ki uzun yaşamak daha iyi yaşamak anlamına gelmiyor. Aslında uzun yaşamanın, bireysel olarak ve gezegenimiz düzeyinde, muazzam bir sosyal ve ekonomik bedeli var.”