“vahşi bir kuş olmalı
belki kartal belki atmaca
bak şahin de olabilir
dağıtır içine daldığı bulutları
o bulutlar ki kararsızlığımız
içimizdeki ölüm karanlığı
eflâtun saçakları suya sarkıyor
kuytularında şimşekler
yanmış kibrit kokusu”
Sayfa 47 - Bilgi Yayınevi - Birinci Basım·Kitabı okudu
“geceleri bir ıslık
penceremin altında birileri
beni çağırıyorlar
(yoksa yanılıyor muyum)
koşup bakıyorum kimseler yok
sarayburnu’nda sis düdükleri
mektuplarım kayboluyor posta kutusundan
birileri çalıyor ama kim
geçen akşam yağmuru değiştirdiler
yumuşak başlamıştı tatlı ve ilik
nasıl olduysa kestiremedim
az sonra sülfirik asitti gökten yağan
(cam iplikleri halinde yağıyor
değdiği yeri eriterek
duman duman)”
Sayfa 40 - Bilgi Yayınevi - Birinci Basım·Kitabı okudu
“dağılırdı saçlarınız yaz akşamı
batan güneşe karşı / kumral
susardınız ne de çok susardınız
anlaşılması güç susmanızın anlamı
sanki bir bulmaca uzun bir sarmal
uzadıkça sersem eder adamı
o zaman sevmek değil ölmek zamanı”
Sayfa 29 - Bilgi Yayınevi - Birinci Basım·Kitabı okudu