‘Bilgelik bir başkasına aktarılamaz; bir bilgenin başkasına anlatmaya çalıştığı bilgelik aptalca bir şey gibi gelir kulağa.’
‘Bilgi bir başkasına aktarılabilir, bilgelikse hayır. Bilgelik keşfedilebilir, bilgelik yaşanabilir, bilgelik el üstünde taşıyabilir insanı, bilgelikle mucizeler yaratılabilir, ama bilgelik anlatılamaz ve öğretilemez.’
‘Anlamını çıkarmak istediği bir yazıyı okuyan biri, işaretleri ve harfleri küçümsemez; yanılsama, rastlantı ve değersiz bir kabuk diye bakmayıp okur, inceler ve sever onları, her harf karşısında böyle davranır. Oysa dünya kitabını ve kendi varlığımın kitabını okumak isteyen ben ne yaptım, önceden varsaydığım anlam uğruna işaretleri ve harfleri hor gördüm, görüngüler dünyasına yanılsama, dedim; kendi gözümü ve kendi dilimi nasılsa var olmuş değersiz nesneler saydım.’
‘çünkü düşünmek nedenleri bilip tanımak demek, ancak bu yoldan duygular bilgilere dönüşür ve yitip gitmeyerek varlık kazanır, içlerindeki özü ışıyarak çevrelerine yansıtırdı.’