Daha önce okuduğum kişisel gelişim kitaplarından çok farklı bir dil ile karşılaştım. Kitabın karşılıklı sohbet halinde yazılmış olması çok hoşuma gitti. Kitap Arif öğretmen ve Doğan Cüceloğlu'nun belirli zamanlarda bir araya gelerek gerçekleştirdikleri sohbetler üzerine ilerliyor. Kitapta yapılan karşılıklı konuşmaların yanı sıra buluşulan mekanların tasviri çok güzel yapılmış, etraftaki insanlar çok güzel betimlenmiş. Mekân ve çevre tasvirinin gerçekçi olması ve sohbetin samimiliği ile kendimi Arif öğretmen ve Doğan Cüceloğlu’nun yanında oturuyor, iç sesim ile sohbetlerine dahil oluyor gibi hissettim. Savaşçı kavramı ince ince işlenerek, kitabın sonunda bir bütün haline getiriliyor. Kitapta birçok kavrama yer veriliyor. Her kavramın ardından hayatın içinden örnekler verilerek içselleştiriliyor. Kavramları içselleştirerek kendi hayatınızdan parçalar buluyorsunuz. Örnekler verilmeden sadece kavramlar üzerinden gidilseydi çok fazla kavram olduğundan anlamada ve akıcılıkta sıkıntı oluşturabilirdi. Ancak bu durum oluşmuyor ve Doğan Cüceloğlu'nun usta kalemine şahit olmuş oluyorsunuz.
Elalem ne der kafesine sıkışmış, geçmiş yaşantıları sebebi ile keşkeler ve pişmanlıklar içinde olan, toplumdaki yerini belirlemek isteyen ve ben kimim diye soran, önyargılar içinde bulunan herkesin okuyarak çok farklı bakış açıları kazanacağını düşünüyorum. En çok da öğretmenlerin…