Yeryüzündeki bütün yaratıklar arasında şeytanla hemen uyuşan, anlaşan tek yaratık insan idi. Bu uyuşma sonunda, yüzyıllar, bin yıllar boyunca kötülük ekti, kötülük biçti ve kötüye zafer kazandırdı.
“I. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Suriye-Filistin Cephesi’nden çekilmeye başlayan Osmanlı Ordusu’nu ve Şam’da yaşayan binlerce Türk ailesini taşıyan tren Şam-Rayak demir yolu hattı üzerinde bulunan Rabova Boğazı’nda İngilizler ve Araplar tarafından önce bombalanmış daha sonra da ağır makineli silahlarla taranmıştır. Bu saldırı sonunda binlerce Osmanlı askeri ve sivil hayatını kaybetmiştir. Takip eden yıllarda 30 Eylül Yevmü’şşüheda veya Masum Şehitler Günü olarak anılmış ancak zamanla unutulup gitmiştir. Senelerce karşısında ateş, bomba, gülle ve ölüm saçan kuvvetli bir düşmana fedakârane göğüs geren bu kahramanların burada arkadan vurularak ölmeleri ne hazindir. Tarihinde kendileri için belki bir yaprak bile bulamayacak olan bu meçhûl kahramanları tes’îd etmeyi kendime borç biliyorum. Türk ilinde kim bilir kaç ana kendisinden haber gelmeyen bu mezarsız şehitler için gözyaşı dökmüştür."
"Geri kalmış çevreler, çeşitli sınırlandırmalara daha kolay adapte olurlar. (Ferdi hürriyetlerin sınırlandırılması, merkeziyetçilik, güçlü iktidar vb.)"