İnsan ancak, zamanı hatırlamadığı anlarda kendini iyi hissedebilir. Bu nedenle, varlığını, zamanı ona unutturabilecek değerli bir alanda inşa etmelidir. Schopenhauer’un deyimi ile söylerse: “Eğlendiğimizde değil, sıkıldığımızda zamanın farkına varırız. Hayatımızın en mutlu anı, onun (varlığımızın) en az farkına vardığımız andır.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“En büyük zevkimiz takdir edilmektir; ama her nedense bizi takdir edenler takdirlerini ifade etmek konusunda pek de istekli davranmazlar. Demek ki en mutlu insan, hangi yolla olursa olsun, kendini içtenlikle takdir etmeyi başarabilen insandır.”
“Hayat, bir insanın ilk yarısında ön yüzünü, ikinci yarısında ise arka yüzünü gördüğü bir nakış parçasına benzetilebilir. Arkası, önü kadar güzel değildir ama daha öğreticidir; ipliklerin nasıl atıldığını gösterir.”
"Kendi başınıza tutkulu olmak yetmez. Ayrıca etrafınıza işimde ve çalıştıkları alanda tutkulu kişiler toplamalısınız. Lider ve iletişimci olarak nihai başarınız buna bağlıdır."