e

e
@Bskeb
30 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Kimse seni duymuyor sa konuşmamak tercih midir?
Puan vermedi·309 syf.··
2026 4. kitabı
Gabriel'in ölümün den sonra tüm deliller karısı Allisa yı gösterir ve Allisa tutuklanır ancak Allisa hiç konuşmaz ve bir kliniğe kapatılır ta ki bir psikoterapist olan Theo gelene kadar. Sürekleyici ve sonu tamamen ters köşe bir kitap.. Çocukluğumuzun hayatımızı, korkularımızı ve aslında kim olduğumuzu belirlediğini kitapta açıkça görüyoruz. Theo bir psikoterapist ancak okurken kim hasta kim doktor diye soruyoruz. Terapi de alsak uzaklara da kaçsak bir şekilde geçmişimizden kaçamıyoruz ve aynı çocukluk çemberinden dönüp duruyoruz okurken aklımdan geçen buydu Allisa en üzüldüğüm karakterdi müthiş bir sanatçı ve çok zeki bir kadın ancak sessizliğe gömülüyor ya da buna mecbur mu kalıyor ? Kimse sizi duymazsa konuşmanın bir anlamı var mı? Kitapta psikoloji ile mitoloji harmanlanmış kurgu da güzel olunca ortaya altı dolu şaşırtıcı ve sorgulayıcı bir hikaye çıkmış, kısa sürede okunabilecek güzel bir kitaptı..
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çamurların içinde de gizli olur hazineler
Puan vermedi
Yazar mitolojik esintiler de katarak derin bir insanlık analizi yapmış. Hikaye bir kasabada yaşayan ve çöp toplayan bir kadın ile başlıyor. Adile kimseyle konuşmayan, sosyal hayatta var olmayan bir kadın, kasabada çöp toplayarak hayatını geçiyor ve bi şekilde hamile kalıyor. Çocuğu dünyaya gelince aslında Adilenin de dünyası İsrafil oluyor ya da dünyayla tek bağı. Ancak fırtınalı bir gecede İsrafil bebek ağır bir hastalık geçiriyor ve Adile ilk defa kasaba halkından yardım istiyor ancak kimse yardım etmiyor. O gece bir dönüm noktası çünkü Adile insanlar için bir ah ediyor, sonrasında İsrafilin sese tepki vermediğini farkediyor ve oğlunun hem sağır hem dilsiz olduğunu öğrenince Adile insanlara, daha yaşayamadığı hayata küsüyor bir istiridyenin incisi gibi kabuğuna çekiliyor. hikayenin devamı İsrafil üzerine ve asıl hikayede onun... Ahraz olan İsrafilin hayatı nasıl keşfettiği, insanların onu ötekileştirdiği bir dünyada nasıl var olabildiği, konuşmadan duymadan dünyayi nasıl güzel gördüğü ve anladığını okumak çok güzeldi özellikle en iyi arkadaşı olan maviyle (köpek) ilişkisine bayıldım. Sonu tahmin edilemez ve çarpıcı bi şekilde bitiyor. ben dünyaya küsen Adileyi de kendine bir dünya yaratan İsrafili de çok sevdim.. Önyargı ve toplum baskısı nelere sebep olabilir hayretle okudum herkese tavsiye ederim..
1000Kitap
AhrazDeniz Gezgin · Can Yayınları · 20195,7bin okunma
Yüreğimi yakan kadın; Nazan
Puan vermedi
Yazarın ağlayarak yazdığı benim ağlayarak bitirdiğim kitap.. Öncelikle çok üzgünüm gerçek bir hikaye sanırım ve ben Nazana kahroldum Kitapta üç ana karakter var mazhar eşi Nazan ve annesi Hacer. Mazhar işinde başarılı bir avukat karısı Nazan ise oldukça saf, her denilene inanan iyi niyetli birisi bir de Haldun diye oğulları var Hacer hanımsa tam bir kaynana. Kaynana gelini evde istemiyor türlü kötülükler yapıyor ve sonunda Nazan ile Mazharı ayırıyor asıl olaylar burdan sonra başlıyor ve Nazan bir bataklığa sürükleniyor Her karaktere farklı sebeplerle kızıyorsunuz hatta sinir oluyorsunuz Hacer hanımın kötülüğü Nazanın ise gereksiz pasifliği ve iyiliği insanı çıldırtıyor ancak ben sanırım en çok Mazhara kızdım. Kendini düşünmek yerine Nazana ilgi göstere bilirdi tamam istemedin ama Nazan o noktaya sürüklendiyse büyük pay bence kocasınındı. Hiç vefalı davranmadı evliyken annesi ile olan sınırı koruyamadı boşanınca Nazanı direk bıraktı ne olur düşünmedi İçime oturan 2 şey var aşağıdı Spoiye giriyor isteyen okumasın ama yazmak istiyorum 1) Nazanın yüzüğü ne olursa olsun koruması kocası ona şiddet uygulayıp boşansa bile yüzüğe hatıra demesi aç kaldı herkes almaya çalıştı ama yüzüğü ölene dek sakladı hele yüzüğü oğlum buldu onun hatırası demesi kalbime iğne sapladı sanki.. O yüzük Nazanın belkide hayatı boyunca gördüğü tek değerdi.. 2) Nazanın yıllar boyunca herşeye oğlu için katlanması yıllar sonra oğlunu bulması ama utandırmamak için kendini tanıtmaması ahh Nalan keşke bir sarılabilseydin Haldun'a hayat bari o kadar adil olasaydı sana
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
Öyle bi ihtimal kütüphanemde bile yoktu öle sölim
Puan vermedi·282 syf.··
2025 4. kitabı
Konu bakımından çok ilgi çekici epey de popüler bir kitap. Zamanda yolculuk teması bana hep ilgi çekici gelmiştir ve kitabın konusunu okuduğum zaman da tam benlik bi kitap dedim ancak beklentimin çok altında kaldı. Şöyle ki depresif ana kahramanımız hayatı boyunca bir çok dönüm noktasından geçmiş ve yaşadığı hayattan memnun olmayan bir kadın. Bir gün intihar ediyor ancak ölmeden önce ""o dönüm noktalarında başka kararlar alsaydı neler olurdu'' yu görebileceği bir kütüphaneye gidiyor bir çok deneyim sonucu intihar düşüncesi ortadan kalkıyor ve kök yaşamında devam ediyor. Konu bence muazzam ancak karakterin yolcuğu sırasında her hayatta bi sıkıntı yaşayacak olması zaten tahmin edilebilir bişey yani kimin seçimleri dört dörtlük ve hayatı mükemmeldir?? Bunu keşfetmek için paralel bir evrene gitmeye gerek yoktu bence bi de kitabın verdiği mesaj şu; herşey tam anlamıyla mükemmel olamaz asıl amaç savaşmaktır evet bunda hemfikiriz ancak karakter kitabın başından sonuna kadar güzel bi hayatın sırrını seçimlerinde aradı onu değil de bunu seçseydim dedi durdu ama sahiden herşey seçimlerle mi ilgili?? Yanlışı seçtin elendin doğruyu seçtin mutlusun kadar basit bi'şey değil bence hayat. Hatta ana karakter ayrıldığı sevgilisi ile ayrılmasaydı mutsuz olacağını ama komşusu ile olsaydı çok mutlu olacağını görüyor kütüphanede o zaman hedef, seçimin sonucunda mutlu olmak mı? Yazar bana göre hayata biraz matematik muamelesi yapmış . Hayatta niahi hedef şudur diye bişey olmaz çünkü her insanın hayata bakış açısı farklıdır şöyleki, birini mutlu eden diğerini etmez o yüzden ana fikir olarak bana biraz basit geldi. Bu kadar Popüler olmayı hak ettiğini düşünmesem de okunabilir bi kitap.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
Kaçık olmak belli bir yerde olmak demektir..
Puan vermedi·293 syf.··
2025 1. kitabı
İsmiyle ilgimi çeken bir kitaptı "sana gül bahçesi vadetmedim" çok derin bir cümle zaten kitapta geçtiği yer de çok anlamlı. Kitap 16 yaşındaki Deborahın intihar girişiminden sonra akıl hastanesine gitmesini ve devamında gelişen olayları ve hastalığının iyileşme sürecini ele alıyor. Doktoru ile olan bağı çok samimi ve okumayı en sevdiğim kısımlar oldu. Psikoloji her zaman ilgimi çeken bir konu olmuştur ve Deborahın hikayesi de çok gerçekçi sanırım yazarın kendi hikayesiymiş. Deborah, gerçek dünyadan soyutlanıp kendisine Yr adında bi evren kuran oraya özgü dil geliştiren bi kız ama hikayesini okudukça bu kadar büyük dönüşümün altında yatan sebeplerin sosyal olarak kabul görememesi, anne baba davranışları ve dışlanmışlık olduğu ortaya çıkıyor. Konusu ve gerçekçiliği çok iyi ancak dili bana karmaşık geldi. Psikoloji konulu kitaplar seviyorsanız öneririm.
Sana Gül Bahçesi VadetmedimJoanne Greenberg · Metis Yayınları · 202119,3bin okunma