Kendi yaşantımı düşündüm; bulunduğum çevreleri, iş yerlerini, tanıdığım insanları… Boş verebilseydim, hiçbirşeye aldırmasaydım, üzülecek yerde gülseydim…Ama yapamadım anlamamıştım yaşamın maskeli bir balo olduğunu. İnsanların her gün, her an değişik maskeler taktıklarını… Ben de kendime değişik maskeler hazırlamalıymışım! boy boy, renk renk… Yerine göre kullanmalıymışım, duruma göre. Hepsinin yeri geldi ama yapamadım. Hep kendi yüzümü taşıdım ”Binbir surat” denilen insanların arasında maskesiz biri yaşayabilir miydi? Dayanabilir miydi?
Başkalarını cezalandırdığın, aşağıladığın hatta yok ettiğin sürece dikkatini kendi içine yöneltemezsin. Böylece kendinle yüzleşme ihtiyacı da hissetmezsin.
Ama bizler toplumsal kısıtlamaları reddeden ve hür düşünen idealist insanlarız. Kendi ahlâki yapımızı oluşturabilme yeteneğine sahip olduğumuza inanıyoruz.