"Ben yetmiş beş yaşındayım, Roman," diye başladı. "Hayatım boyunca sayısız şeye şahit oldum ve şunu söyleyebilirim ki dünya değişmek üzere. Gün geçtikçe her şey daha da karanlık bir hål alacak. Bu karanlıkta iyi bir şey bulunca ne yaparsın,biliyor musun? Ona sıkıca tutunursun. Sonunda hiçbir önemi olmayacak şeyler için endişelenerek vakit kaybetmezsin. Aksine, o ışık için risk alırsın. Ne demek istediğimi anlıyor musun?"
...Burada günler uzun ve zor geçiyor. İşte bu uzun ve zor günlerde, bu görev için yeterince cesur ya da yeterince güçlü olmadığımı fark ettim. Şu anki hislerimi kelimelerle tarif etmem imkânsız. Gördüklerimi kelimelerle tarif etmem imkânsız. Tanıştığım insanları. Savaşın gölge misali sızmasını. Kelimelerim ve deneyimlerim bu denli yetersizken, kendim bu denli yetersizken bunlar hakkında nasıl makaleler yazabilirim?