İktidarın değişken olduğu ve insanların bir sınırdan diğerine savrulduğu bir çağda, kişi ve kurumların aldıkları pozisyonları "vatanseverlik" veyahut "vatan hainliği "olarak yorumlamak hatadır.
..Mevlevîliği geleneğinden ve dini temelinden uzaklaştırarak bâtinîleştirdiler. Sufi Terapi, Whirling Terapi, Dönerek Meditasyon gibi bedensel veya psikolojik tedavî usulleri icât ettiler ve yazdıkları kitaplar bir ilmî değeri varmış gibi Mevlânanın sözlerini içeren kaynak kitapların bile önüne geçti.
Bir derviş ben demez "fakir" der. Karşısındakine "gördüğünüz kişi anlamına gelen "nazarınız", ezel aşınalığını unutmamak için "tanımıyorum" yerine "hatırlayamadım", nurun devamlılığına hürmeten "ışığı söndür" değil "dinlendir" ve "sırla", "öldü" yerine "göçtü, sırlandı," mezarlık yerine "sessizlerin yurdu" anlamına "hamuşăne" gibi özel kelimeler kullanılırdı.