Büşra Ata

Yaşlandıkça değişen vücudunda hoşuna giden belki de tek şey sesiydi. Her geçen yıl, ses tellerine daha bir derinlik katmıştı.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaşlanmış vücudunun çirkin görünümünden o kadar çok tiksiniyordu ki kıyafeti normalden daha hızlı bir şekilde giymişti.
Ne kadar gücünüz olursa olsun, dünya denen gezegen o kadar büyüktü ki güçsüzlüğün ne demek olduğunu size tattıracak bir şeyler her zaman olurdu.
Tanrı hiçbir yaratığı onlara benzetmesin. Onlar gibi, tanrı hiçbir yaratığı ölüm karşısında delirtmesin. Biliyorum, onların işi doğumlarından ölümlerine kadar kendilerinden, ölümden, gerçeklerden kaçmak. Ve bu kaçıştan, korkudan dolayı önlerine ne çıkarsa yok etmek...
...Ben onları bildim bileli nereye burunlarını sokmuşlarda berbat etmişlerdir. Çok övüngen yaratıklardır, bir yaparlarsa bin övünürler. Sonracığıma da kendilerini evrenin kilidi sanırlar. Hepsi de az çok delidirler. Sonra da o insanlar var ya, bizim gibi değildirler, onlar ölümlüdürler. Ölümlü olduklarını bilip, ölüm karşısında delirmişlerdir. Bu yüzden doğaya, kendi kendilerine, yıldızlara, her şeye kinle bakarlar. Sevgileri tükenmiş. Sevmeyi unutmuşlar, yaşam sıcaklığını yitirmişlerdir. Şimdi bu sarayı, bu tahtı görsünler ya yıkar, bozar, yerle bir ederler, ya da durmadan birbirlerine satarlar. Senin bu güzel sarayın, görkemli tahtın onlar için salt bir satış aracı olur... Onlar bir güzelliğe, bir yıldıza, güzel bir hüdhüd dişisine, bir kuğuya, bir cerene içleri sıcacık sevgiyle dolarak bakmazlar.