"Bir şeylerden kaçar gibisin. Soluk soluğa ama hiç bir şey anlatmayacağına yemin etmiş gibi sakinsin. Gitmek istediğin belli bir yer yok ama kalmak istemediğinden artık eminsin. Sadece biraz olsun herkesin ve herşeyin susmasını istemişsin. Kendini duyabilmek için."
Oğuz Atay
Şu sayısız yıldızla donanmış uçsuz bucaksız gökyüzü altındaki güzeller güzeli Dünya nasıl dar gelir insanlara? Şu büyüleyici doğanın bağrında insan ruhu nasıl olur da kin, öç kendi benzerini yok etme gibi duyguları kapılabilir? Nasıl olur da güzelliğin ve iyiliğin doğrudan ifadesi olan doğanın bir dokunuşuyla insan yüreğindeki bütün kötülükler Yok olmaz?
Köyünde ölen bir genç için, bir yıl boyunca sakallarını kesmeyen adamların olduğu bir coğrafyadan, ortak acıları veya ortak sevinçleri olmayan bir dünyaya, ülkeye, topluma, kente, mahalleye, sokağa, aileye evrilmek nasıl bir şey anlatsana Olric...