Keyif adamları yalnızlığı tercih ederken aslında sorumluluktan kaçarlar. Bir çocuğun sorumluluğu, bir kadını mutlu etmenin sorumluluğu, eve erken gelmenin sorumluluğu ya da karısının ailesini her bayramda ziyaret etmenin o sonu gelmez ağırlığı altında ezilirler.
İnsan yirmili yaşlarında kendini iyi hissettiren birini arar.
Otuzlarında ise kedini anlayan birini arar.
Olgunluk birad da bundan ibarettir.
Omuzlarında artık kendimi iyi hissetmek yerine anlaşılmak gibi bir amacım vardı. Bu hayatta insanın karşısına onu anlayan veya onun yaşadıklarını anlamak için kafa yoran birisi nadiren çıkar ve bu tanışmalardan doğan fırsatları asla kaçırmamak gerekir.
Yalnızlık nedir aslında?
Erkek için bir hesaplaşma, kadın içinse bir kendine gelme halidir. Hele de kötü bir ilişkiden çıktıysa adeta yeniden doğuşu yaşar kadın; yaralarını sarar ve iyileşir. Ayrılıkta erkek gittikçe kötüleşir çünkü anılar sürekli üstüne gelir ve ona nefes aldırmaz. İlişkiler yorucudur ve eğer önemli bir noktayı itiraf etmem gerekirse, en mutlu ilişki bile yorar insanı.